8 Eylül 2013 - 17:45
İstanbul'da "Savaşa Hayır" Sesleri Yükseldi

Oynanmak istenen asıl oyun Amerika'nın kırmızı çizgisi olan İsrail'i korumaktır...

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- 08.09.2013 Pazar günü İstanbul Eminönü'nde Savaşa ve Emperyalist Müdahaleye Hayır platformu tarafından organize edilen "Savaşa ve Emperyalist Müdahaleye Hayır" konulu basın açıklaması yapıldı.

Yoğun bir halk katılımının olduğu mitingin sunumunu Kudüs Tv Genel Müdürü Nurettin Şirin yaptı.

Ehlibeyt Alimlerinden Ş. Ali Çalar'ın Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan mitingte sırasıyla Ehlibeyt Alimleri Derneği Başkanı Hasan Kanaatlı, Eğitim İlke Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Örs, Ehlibeyt Alimleri Derneği Genel Sekreteri Kadir Akaras Ortadoğu'da ve Suriye'de oynanmak istenen asıl oyunun Amerika'nın kırmızı çizgisi olan İsrail'i korumak olduğunu, bunun için Müslümanları etniksel ve mezhepsel kavramlar kullanarak Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Şia diye ayrıştırmaya, ötekileştirmeye çalıştıklarına ama Müslümanların sahip olduğu vahdet şuuru ile bu oyunu bozacaklarına vurgu yaptı. 

"Kahrolsun Amerika", "Kahrolsun İsrail", "Katil Amerika Ortadoğu'dan Defol" vb. sloganlarının atıldığı basın açıklamasında Ehlibeyt Alimleri Derneği Genel Sekreteri Kadir Akaras Savaşa ve Emperyalist Mühalaye Hayır Platformu tarafından hazırlanan basın açıklmasını okudu.

Basın açıklamasının sonunda ABD ve İsrail bayrakları yakıldı.

Basın Açıklamasının Tam metni:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ ادْخُلُواْ فِي السِّلْمِ كَآفَّةً وَلاَ تَتَّبِعُواْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
 
"Ey iman edenler, hepiniz topluca barış ve güvenliğe girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır." Bakara 208
 
Yaşadığımız dünyada herkese yetecek kadar geniş alan varken bu işgaller neden? Herkese yetecek kadar şefkat ve merhamet varken, kan, gözyaşı neden? Emperyalist güçlerin, dünya halklarına çektirdiği acı ve zulümlerin bitmez tükenmez bir hal aldığı dönemde yaşıyor ve zulümleri tüm çıplaklığıyla canlı olarak gözlemliyoruz. Özellikle Orta Doğu'da, Müslüman milletlerin kalbine saplanan İsrail'in, kurulduğu günden beri bu bölgede olup biten her şey bu gasıp ve zalim rejimin korunmasına yönelik planlanmaktadır. İşgal ve zulme karşı sessiz kalmak istemeyip baş kaldıranlar ise emperyalist güçler tarafından en ağır şekilde cezalandırılmaktadır. İnsan hakları savunuculuğuna soyunan bu emperyalist ve zalim güçler, kitle imha silahlarını üretip kullanırken, nasıl insanlıktan, barıştan ve demokrasiden söz edebilirler ki?
 
Tüm milletler biliyor ki, bu silahları emperyalist güçler izin vermeden ya da göz yummadan kimse kullanamaz. Yine herkes biliyor ki hiçbir savaş ve darbe Amerika'nın savaş makinası yani NATO'nun müdahalesi ve yardımı olmadan yapılamaz.
 
Demokrasi masalı ile uyutulan halklar, uyanıp emperyalist güçlere karşı dik durmaya başlayınca savaşa ve teröre maruz bırakılıyor, toprakları işkal ediliyor ve katliamlara maruz kalıyorlar.
 
Özgür insanlar ve Müslüman milletler adına bu şeytani güçlerin her türlü fitnesine karşı, "Savaşa Hayır İnadına Barış ve İnadına Kardeşlik" sloganıyla yola çıkmış herkesi insanlık ve huzur adına bu kutlu çağrıya destek olmaya çağırıyor, aşağıdaki ilkelerimizi değerli kamuoyu ve özgür basınımızla paylaşıyoruz:
 
1- Her şartta ve her koşulda rejimlerin kendi halklarına silah kullanmasını ve ayrımcı politikalar izlemesini insani ve ahlaki bulmuyor, silah kullanarak katliam yapan ve halkların haklı taleplerini karşılamayan rejimleri şiddetle kınıyoruz.
 
2- Hangi mezhep ve etnik yapıya sahip olursa olsun, hiçbir halkın kendi rejimlerini değiştirmek için silah kullanmasını, terör ve şiddete başvurmasını, İslamî ve insanî bulmuyor, bu tür eylemlerin sözde cihadçı militanlarca desteklenmesini şiddetle kınıyoruz.
 
3- Halkların insani, İslami ve eşit vatandaşlık hakkı taleplerini, mezhep ve etnik yapılarına bakmaksızın, silah kullanmadan, terör ve şiddete başvurmadan, sivil halk hareketleri şeklinde kalmaları koşuluyla sonuna kadar destekliyor ve yanlarında olduğumuzu ilan ediyoruz. Bu bağlamda Bahreyn ve Mısır halklarının barışçı eylemlerini örnek eylemler olarak görüyor ve desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.
 
Sivil halka silah kullanılması ve de şiddete başvurularak seslerinin bastırılması durumunda, uluslararası sivil insan hakları örgütleri harekete geçirilmeli ve dünya kamuoyunu duyarlı hale getirerek zalime dur demeliyiz.
 
4- Her şartta ve koşulda, gerekçesi ne olursa olsun, hiçbir ülkenin başka bir ülkeye askeri müdahalesi kabul edilemez. Afganistan, Irak, Libya gibi yerlerde görüldü ki zalimleri askeri müdahale ve işgal ile devirmek, sorunlara çare olmadığı gibi kaosu daha da derinleştirmiş, ölümleri kat ve kat çoğaltmıştır. Bu gerçeklerden hareketle Suriye'ye yeni bir emperyalist müdahaleyle Orta Doğu, daha da büyük sorunların içine çekilecektir. Bundan dolayı sınırlı ya da kapsamlı her türlü emperyalist dış müdahaleye şiddetle karşı olduğumuzu, bu kirli ve kanlı savaşı asla tasvip etmediğimizi Afganistan, Irak ve Libya'ya müdahale olayına karşı çıktığımız gibi bugünde Suriye'ye yapılması düşünülen her türlü müdahale ve işgale karşı çıkacağımızı ve komşumuzun yanında olacağımızı tüm dünyaya ilan ediyoruz.
 
5- Siyasi hesaplarla hareket edip ülke içinde ve dışında mezhepsel ve etnik ayrışmaları şeytani plan olarak gördüğümüzü ve herkesin özellikle siyasiler, alimler, aydın ve yazarların bu fitneden şiddetle uzak durması gerektiğini değerli basınımız ve halkımızla paylaşıyor, saygılar sunuyoruz.
 
Savaşa ve silaha hayır, inadına kardeşlik, inadına diyalog, inadına barış diyoruz.
 
Saygılarımızla.
 
Savaşa ve Emperyalist Müdahaleye Hayır Platformu- İstanbul